4 com

teklif


Vay vay vay…
Ne imzaydı be
321 milyon dolar verdiler teklifiniz ne
321 milyon dolar
Dört saat hiç kalkmadan bol keseden attılar, artırdılar
Türk futbolu için iyi
Geleceği parlak
Emin ellerde
Demek ki bunu pazarlayacak potansiyel var ülke de
Yoksa kimden çıkacak bu para…

İşimden oluyorum aşımdan oluyorum teklifiniz ne?
1200 TL olan maaşınızı 600 TL yapacağım
Kadrodan çıkartıp sözleşmeli yapacağım
Çok yan gelip yattınız…
Bu maaşla istediğim yere atayacağım
Gerekirse kapının önüne koyacağım
Buda Bir/elin Tekel çalışanlarına teklifi
Yok mu işten çıkarılacak bir başka kurum veya fabrika

Bursa da grizu patlamasından kurtulan işçi
Kurtulmana karşılık teklifin ne?
Keşke ben de arkadaşlarım gibi ölseydim
Neden?
Alacağım tazminat dan
Belki kendim ölecektim ama ailem kurtulacaktı

Aldığı 600 TL ye
Bir sağlık çalışanı
Her türlü riskin altında topladığı, temizlediği, pakladığı tıbbi artıklar karşılığında
Hasta annesine ve ailesine bakmak zorun da kalan
Ağlayan Adam senin teklifin ne
İşim?

Bir taraftan milyon dolarların döndüğü bir ihale
Bir taraf tan da 600 TL maaşı çok görüp işten çıkarılan işçi
İşin enteresan tarafı
Vay be artık futbol da bu rakamlara ulaştık derken
Kameralar önünde hüngür hüngür ağlayan yaşamaya çalışan ülke insanı
Ve
Bu paralar dönerken bu ülkede ağlayan insanı provokatör olarak gören bir anlayışın
Hükmettiği bir ülke
Her türlü tehdit benlik kisvesiyle, endamıyla, kaos ve karamboluyla kükreyen bir anlayışın olduğu bir ülke

Bayburtlu Trabzon’a gelmiş
Arkadaşı temelle birlikte tekneyle denize açılmış
Derken fırtına patlak verir
Bayburtlu yelkenleri çekmek için uğraş verirken
Temel kendi kendine sormuş
Teknenin dibi sallanıyor
Bu yelkenlerle uğraşıyor

Bu kadar sallanan ve sallayan şey varken…
Sizin uğraşınız ne?
Read more »
5 com

merhaba gelen yıl


2009 Son saatlerini yaşıyoruz

Bir yılı daha devirdik şu ömür daracığında
Ve hayat devam ediyor
Hayat derken aldığımız kararlar gelir aklıma
Çeşidiyle insan manzaralarında
Joan Baez “Nasıl ve ne zaman öleceğinizi bilemezsiniz, ama
nasıl yaşayacağınıza karar verebilirsiniz”
Evet karar vermek
Nasıl yaşayacağına karar vermek
Kısaca seçme hakkını kullanmak
Hayat, akışına bırakılan değil akışına yön verilen olmalı
Bunu içinde cesur olmalı
Azı çoğu yok!
Karınca gibi desem bilemem yeterlimi?
Kahraman olmak gbi
Muammer Erkul'un "İp" başlıklı yazısının sonunda şöyle diyor
Kahraman olmak; gönlünü iplere bağlı tutmaktır...
Ve elini, belini, dilini, her yerini!" "...her ip bir değere bağlar seni...
Değerlerin yoksa değerin ne ki?"
Nice sevdalar yakmak gerek nice sevdalara yelken açtığın gibi
Aldığın kararlar ip misali
Gelin demek, işte burada haykırmak gerek
İpin ucundan tutarımsın!
VE
Kararlar birer kibritti… Ya kendini yakıyordun ya da ısıtıyordun…
Aldığınız kararların mutluluğunuza mutluluk katsın dileğiyle

Merhaba 2010
Read more »
3 com

....



Görmeyecek kadar mı küçülmüş dünya
Hayatın t/adını unutturdu
Makatsız bir z/aman
Güneş mi küstü ay mı yanlış yaptı
Akşam mı isyan etti
Sabah mı yetemedi
Ne yetmedi?
Mevsimler mi?
Bahar mı umursamazlık yaptı
Kış mı yağmadı kar gibi,
Yaz mı çekip gitti
Yağan yağmur sen söyle
Yetmedi mi? yağan bereket açan çiçek
Ağlayan nice çiçek
Sen söyle deniz yetmedi mi?
Bunca yanlızlıkları kucaklarken an ve an enginler mi tükendi
Yaşamak için bunca çırpınan varken
Ölüm mü ihanet etti
Sevmek de mi yetmedi
İçinde tutku varken, aşık olmak varken bağlanmak varken, yazılmak varken
Ağlamak damı
Özlem varken, sabır varken, umut varken
Bu kadar büyümüşken dünya
Ölmekte mi yetmedi
İnsan olmak varken...
S/anma kötülük kötülerle dünyada kalır
Haydi gel!
Sonsuz Sultan'ın sana duası var. Taze baharlığını Nemrutlar yakmasın diye...
Susuz kalmayasın, Firavunların yalanları, yılanları seni yutmasın diye...

not  şiirin adını siz koyun
akıllı iğne
Read more »
7 com

çölde yağmuru aramak


Aşık Veysel derki;
Allah birdir Peygamber Hak
Rabbül alemindir mutlak
Senlik benlik nedir bırak
Söyleyim geldi sırası

söyleyelim
öyleleri varki çölde yağmur yağdırır
çölü bilip yağmuru bilmeden veya tam tersi
bugünler hep öyle yağmur ve çöl
olanlar üzerine yazarlar çizerler sözde aydınlar,yöneticiler
öyleki ortalık futbolu yorumlar gibi oldu

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır.
Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar.
Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır.
Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır.
Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir.
Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış";
fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş";
jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine
yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış";
matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış";
antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş".
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar.,
Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."

"benler" ne kadar çok oldu
ya "bizler"
bir "ben" eksenidir gidiyor
aydını ben
siyasetçisi ben
hukukcusu ben
akademisyencisi ben
eğitimcisi ben
medyacısı ben
madencisi ben
bu ne ben\cilik

bir yazıda yazar şöyle devam ediyor yazısına
Eğer ağaç bir başına olsaydı, rahmeti celbedemeyecekti, yağmur yağmayacaktı üzerine.
Ne zaman ki diğer ağaçlarla bir araya gelip "orman" oluşturdu, işte
o zaman rahmet yağdı üzerine sağanak sağanak.
bir arya gelseler
rahmetten nasiplenecekler...
peki yetmeyen ne?

borumu?
 
ve türkünün sonu şöyle biter
Veysel sapma sağa sola
Sen Allah'tan birlik dile
İkilikten gelir bela

Dava insanlık davası…
Read more »
2 com

ağlamadan önce...


Ağlamadan Önce…


HİÇBİR insana lafım yok
Kimliğine, rengine cinsine, inancına karşı asla ayrımım yok
Ve bu ayrıntının,spsiyalitenin,
İnsanın asaletinde var olması gereken durumdur diye düşünen ve inanlardanım
LAKİN
İnsanların insanlara yaptıklarını gördükçe
Büyük balığın küçük balığı yuttuğu emperyalizme yeni dünya düzeni diyenlere
Cebimizden beynimize beynimizden dinimize nasıl bir güdüm içinde olduklarını gördükçe…
Hele bir devlet
Bu devlet ki; kuru çayırda biten çekirge,
İnsana ve insanlığa müsalat olunca
İnsan gibi görünenlere söyleyecek ayıracak birçok şey var olduğuna da inananlardanım
Dün bir halkı bir milleti dünyanın gözü önünde kâbuslarda bile göremeyeceğimiz bir şekilde;
Katlederken geriye kalanlarda bugün zulüm etmeye devem ediyor
Bahsettiğim devlet ki bu devletin meşruluğu yoktur
İSRAİL,
Ve onun Yeni Dünya başkanı Barak Obama
Biz Müslüman mı değil mi diye tartışıp dururken
Siyonist düşüncenin öncülerinden Albert Minnet
bir cümleyle obamayı özetlerken
Şöyle diyor “Amerikanın ilk Yahudi başkanıdır”
Amerika da yayınlanan ve Yahudi yayın organı olan Jewish News gazetesinde;
“Obamayı obama yapan Yahudilerdir Obama’nın geçmişinde hangi taşın altını kaldırırsanız,
Yahudiler çıkar” The Chicago Jewish News 24 Ekim 2008
BUGÜN yine dünyanın gözü önünde kudurma sendromları yaşarken
Hedef aldığı Mescid-i Aksa’yı yok etmek için salyalarını
Filistin toprakların da yeniden akıtmaya başladı.
Tabi bundan hiçbirimizin haberi yok
Yok çünkü
Kaynağı ve amacı belli olan medya bundan bahsetmez
PEKİ
Aynı inancı paylaşmak bir yana insan olanın tepki göstermesi gerekirken
Biz müslümanız diye geçinenler nerede?
MEDYA burada devreye giriyor işte
Can sıkıcı olmayan enformasyon
BİR ekmek kavgası sürereken kimin ne yemek yeptığını ve birazda azarlandığını izlersen
Bol bol dedikodu dinlemek dertlerden biraz olsun bizi uzaklaştırmaz mı?
Yada
Hangi kutu dan kaç para çıkacağını kimin hayatı kurtulacağını izlemek,
Yada
hangi emekli Bey’in mal varlığıyla nasıl bir evlilik yarışına girip dalga geçildiğini
Biraz olsun beynimizi uğultumu yormu?
Bunlar değilse de
Kederle sarılı bir aile,köşklerde yaşanan dramlar,bir hanım ağanın hayatı,mafyanın cazibesi,
Zengin ama çok mutsuz bir aile
Yada
Hollywood ‘dan seçmeler,bulanmış ev kadınları yada şehir ve seks dizisinin fettan kızları
Yada
Bol Hıristiyan soslu bir film kanlı bir grilim satanistler ve hayaletler olmadı bir boks maçı
Ve gece biter
Sabah size gösterilmeyen haberle de Mescid-i Aksa vardır,
Rusya’nın çevre ülkelerle ortaksavunma anlaşması vardır, Kırgıaıstan da Amerika üssü kapatılmıştır
BİZ doğumuzda olanı biteni bilmeyiz basın yayın organları batıya endekslidir.
Ama doğuda önemli gelişmeler var hem de dünyanın düzensizliğine çare bulacak kadar
Büyük gelişmeler

Müslüman olmanın, kültürüne, etik değerlere bağlı olmanın,
Ehemmiyeti bu toplum da öncelikle fener cim bom maçı polemiği
Sapık ve pornografik dizilerin yorumu ve reytingleri
Milet açlık sefalet gelecek kaygısı savaşı verirken
Habire gündem değiştirip narkozun etkisini artıran iktidarı, muhalefeti
Onu yukarıda saydığım birkaç sebep ve diğerlerinden ötürü uyuşmuş
Müslüman bir toplumun tepkisi ne olur ki
Öyle ki şuursuzluğun boyutu inaçsızlığa kadar vardığı bir nokta da
Şimdi sormak lazım ben inanıyorum müslümanım diyenlere
Bir gün gelecek kıyamet kopmıyacak mı?
Ey kulum bu zulum yaşanırken sen neyaptın diye hesaba çekilmeyeceğiz mi,?
Bu lafım aynı zamanda inanmayanlarda
Ha de diyelim
Kıyamet yok cennet yok cehennem yok yaratan yok…
Ya varsa!
Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir."/ İsra süresi 1.ayeti

Mescid-i Aksa’yı koruyan 700 genç, benim birkaç satır yazım, karıncanın bir damla suyu..

Seni tuzağa düşürmelerine izin verme...
Vereceklerinden çok alacakları vardır onların. önce ruhuna el
koyarlar, kimliğine, emeğine... Ne kadar iyi köle olursan ol fark etmez. ?şlerine yaradığın sürece varsın! ?lk işten atılacak olansın. Ama bu millet bu bayrak bu vatan senin!... Bilgin bereketlenecek; emeğin uranyum, altın, petrolle geri gelecek, fabrikaların saat gibi çalışacak ve milletin tok ve mutlu olacaktır!... Sen bu yolun yolcusu ol, bil ki gerçek zenginlik, mutluluk ve bereket seni mutlaka bulacaktır “Hangi Dünya Düzeni / Banu Avar”

Kaynak Hangi Dünya Düzeni / Banu Avar
Read more »
2 com

her şey ~ hiçbir şey


Her şey ve hiçbir şey ne temel bir ifade değil mi?
Bunun için birçok şey söyleyebilir birçok hikâye anlata bilirsiniz.
Örneğin
Olayın birinde “her şey paramı” diye söylenirsiniz her şeyi paraya nafile dünya gücüne
Makama iktidara Bağlayanlara
Veya
Her şey senin için aşkım, kızım, oğlum, çocuğum…
Peki, bu ne kadar her şey veya her şey bildiğimiz şey
Sizce hiçbir şey nedir?
Nasıl tarif edersiniz?
Fakir yaşamak mı? Dünya malımı?
Onur haysiyet vicdan
Olur mu? Diyeceksiniz şimdi…
Onur haysiyet vicdan hiçbir şey olur mu?
Peki, insanlığın onuru haysiyeti ayaklar altında cebelleşirken
Ne kadar hasasız ne kadar vicdanımız cız ediyor?
Yada ne zamana kadar
Bir saniye, bir dakika bir ay bir yıl
Yada
Bir ömür
Her şey ve hiçbir şey üzerine benimde size anlatacağım iki hikâye var!
Biri her şey diğeri Hiçbir şey

Rachel Corrie; insanlık suskunken, her şeyim diye sayıkladığı bir zamanda yada bunun polemiklerini yaşarken hayatın da vicdanının zorlamasından da kurtulmak istemeyen, gür bir sedayla bağıran Amerikalı bir kız…
Öyle yürekli ki; mazlum ve onurlu Filistinlilerin evlerini yıkmak isteyen dev askeri buldozerin karşısına dikilecek kadar…
7 Şubat 2003
Merhaba arkadaşlarım, ailem ve diğerleri,
Filistin'e geleli yalnızca iki hafta oldu. Buna rağmen gördüklerimi anlatmakta kelime bulamıyorum.
Benim için en zoru; ABD'ye mektup yazmak için oturduğum zaman, burada olup bitenler hakkında düşünmek… Buradaki çocuklar, evlerinin duvarlarındaki tank mermisi delikleri ve bir işgal kuvvetinin onları sürekli izleyen kuleleri olmadan bir gün yaşamış mıdır? Bilmiyorum.

Her neyse, burada küresel hiyerarşinin işleyişinin, benim yalnızca iki yıl öncesine kadar olduğumdan çok daha iyi farkında olan sekiz yaşında çocuklar var /en azından İsrail konusunda.
Gene de, hiçbir okuma, konferanslara katılma, belgesel izleme ve kulaktan dolma bilginin beni buradaki durumun gerçekliğine hazırlayamayacağı düşüncesindeyim. Görmeden bunu hayal edemiyorsun ve gördükten sonra bile, bu deneyiminin hiç de o gerçekliği bütünüyle yansıtmadığının farkındasın…
Benim ailemden hiç kimse, memleketimde, bir ana caddenin sonundaki bir kuleden bir roketatar tarafından, arabamızla giderken vurulmadı... Bir evim var. Gidip okyanusu görme hakkım var.

Eğer evinizin duvarlarının aniden içeriye yıkılmasıyla uyanma korkusu içinde bir gece geçirseniz,
Eğer hiç kimsesini kaybetmemiş insanlarla karşılaşamasanız,
Eğer ölüm saçan kuleler, tanklar, silahlı “yerleşimler” ve bu şimdiki dev metal duvar ile çevrelenmiş bir dünyanın gerçekliğini yaşasanız,
Dünyanın süper gücü tarafından desteklenen, dördüncü büyük ordusunun, sizi vatanınızdan silmek için yaptığı baskıya karşı direniş içinde, sağ kalma mücadelesiyle geçen tüm çocukluk yıllarınız için dünyayı affedebilir miydiniz? Merak ediyorum.

27 Şubat 2003
Anneciğim,
…….
Dün o patlayıcı, havaya uçuruldu¤unda ailenin evinin tüm camları kırıldı. O sırada bana çay ikram ediyorlardı, ben ise iki küçük bebekle oynuyordum. Şuan o kadar zor bir durumdayım ki, acı çeken insanların sürekli, tatlılıkla, üzerime titremeleri beni tam anlamıyla hasta ediyor. ABD'de böyle bir şeyin size çok abartılı geleceğini biliyorum.
Filistin'den döndüğümde muhtemelen kâbuslar görüp burada olmadığım için sürekli suçluluk hissedeceğim. Ama bu duygu bana dahasını yapma gücü verebilir. Buraya gelmek, hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biriydi. Dolayısıyla ola ki saçmalıyorsam ya da İsrail ordusu beyazlara zarar vermemek gibi ırkçı temayüllerini kaybederse, nolur hiç çekinmeden bunun nedenini dolaysız olarak desteklediğim ve devletimin büyük oranda sorumlu olduğu bir jenosidin ortasında olmamla açıklayın...

16 Mart 2003'te Gazze'deki Refah mülteci kampında bir Filistinli doktorun evinin yıkılmasına engel olmaya çalışıyordu. İsrailli buldozer şoförü herkesin gözleri önünde çelikten canavarı üzerine sürdü, önce ileri, sonra geriye üzerinden geçti. Arkadaşları tarafından hastaneye ulaştırıldığında Rachel ölmüştü.

Mensubu bulunduğu ülkenin başkanı Bush, Rachel'in katilini istemek yerine; ordusunu Irak'ı yıkmak ve kendi katilleri olan İsrail'i Ortadoğu'nun üstün gücü haline getirmek için gönderiyordu.

********
Antik diyardan gelen bir seyyaha rastladım,
Dedi ki:''Çölün ortasında,
Gövdesiz, kocaman iki taş bacak,
Ve hemen yakınında yarı beline kadar kuma gömülmüş,
Çatık kaşları, kırışmış dudakları
Ve buz gibi soğuk alaycı görünümüyle,
Parça parça olmuş,
Taştan bir surat var
Onlara şekil veren o eller ve ruhlarını besleyen o kalp,
Cansız şeylere kazınan tutkuları ne kadar da canlı göstermişti!
Üzerinde ise şu sözler yazılı idi:
Ben kralların kralı Ozymandias...
Şu yaptıklarıma bakın da,
Haddinizi bilin!
Koca yıkıntılar arasında saklı kalmış bir harabe,
Ve ucu bucağı görülmeyen, çıplak ve yapayalnız kumlardan başka,
Artık ne kaldı geriye?
Hiç bir şey!... *Horace Smith*
Read more »
7 com

merhaba


Merhaba,
Merhaba köşem
Merhaba köşeme misafir olan dünya
Yaşarken senle veya sensiz sensizliğine merhaba
Bunca ara diyeceğim bunca süre diyeceğim
Aradan geçen zamana, geçen zamanın hasretliğine merhaba
Merhaba
Her şeyden önce insana merhaba
Ve onu güzel yapan her şeye merhaba
Bir ağaç gibi meyve vermesi gibi
Baharına ve sonbaharına ve hatta kışına merhaba
Ve okuduğum bir yazıdan merhaba
Ne güzel ifade etmiş bizi sizi insanı ;
Sen her an taze baharsın. Soldurma kendini. Dalların, çiçeksiz, meyvesizolmasın.Sana "insan" deniyor. Pahalı bir kimliğin var.Adın akşam sabah: Taze Bahar.Kışlar dondurabilir mi seni, sonbaharlar soldurabilir mi!Bir yaz da kavrulacak mısın?
Sonsuz Sultan'ın sana duası var. Taze baharlığını Nemrutlar yakmasın diye
Susuz kalmayasın, Firavunların yalanları, yılanları seni yutmasın diye...
Senai Demirci/Taze Bahar
Merhaba köşem,
Merhaba dostlar
Geldik
Yine
Yeniden
Selamlar,
Read more »

İzleyiciler

paylaşdıkça Mutlu olan...

akıllı iğne akıllı iğne akıllı iğne